17 Şubat 2009

Pirzolamı Tavukmu Terçih Senin

Başlığı okuyunca oha,dediğinizi duyar gibiyim,tabi sizlerde haklısınız,şimdiki zamandan geçmişe bakmak insanı şaşırtıyor olmalı,şimdiki ekonomik şartlarda pirzolayı tatmak hemen,hemen imkansız gibi bir olay,görmeye gelince sağolsun tv denen tek gözlü kutu,hiç bir alım gücü gözetmeksizin,reklamlar kuşağında,yada paparazi programları sayesinde hanelerimize girerek bizlere gösteriyor.
Ya ne kadar nankör bir adamım şu meşhur sözümüzü unuttum ''bir kahkaha,bir kilo pirzola yemektir'' bu söze görede günde kaç kilo pirzola yediğimizi siz hesaplayın,bendeniz matematik fukarası olduğumdan hesaplıyamıyorum.

Neyse efendim biz yine pirzolaya dönelim,evet biz çocukluğumuzda hep pirzola yerdik,çokmu zengindik,yok çok zengin değildik orta halli bir aileydik,pirzolaya olan tutkumuz maddi değil,alternatif olmadığındandı,günümüzde pirzolanın alternatifi nedir tabiki tavuk eti,ama o zamanlarda tavuk yemek hiçte kolay değildi,pahalımıydı yoksa sakıncalıymıydı,ne pahalıydı nede sakıncalı,tavuk yemek tamamen meşakkatli bir olaydı,deve alıp kesme ile eş değerdeydi,nasıl hiç bir zaman deve alarak kesip yememiş olduğumuz gibi tavuk yememizde belki senede üç defayı geçmezdi.O zamanlarda,kesilmiş ve parçalanmış tavuk satan dükkanlar yoktu,bazı semtlerde çok ender olsada canlı tavuk satan dükkanlar vardı,ama genelde tavuk temini semt pazarlarından olurdu,ilk önce pazara gideceksin,tavukcular bölümüne uğrayacaksın,kamışlardan yapılmış kafeslerden bir tavuk seçeceksin,ya pazarcıya rica ederek kestireceksin,kesilmiş tavuğu ayaklarından tutarak eve gelerek tüylerini yolacaksın daha sonrada kalan tüylerin giderilmesi için tüyleri tütsüleyeceksin,yada pazarda hiç kestirmeden canlı olarak eve getirecek,tavuk kesmesini bilen komşu arayışlarına başlıyacaksın,tabi pişirmeye çalıştığınız tavuk pişerse,hadi bakalım söyleyin tavuk yemek kolaymıymış ?
Bu yüzden tavuk yemeye hasret,pirzola ile büyüyen bir çocukluk geçirdim,sizler çok şanslısınız her gün evde ve dışarıda tavuk yeme imkanınız var,isterseniz yirmidört saatte pirzola yeme şansınız tv'dende olsada var.
Pirzola yiyeceğim diye çok kahkaha atmayın,fazla kahkaha kalbi öldürür,ama yüzlerinizden tebessüm hiç eksik olmasın,en azında yarım porsiyon pirzola olsa bile.
Allah'ın Selameti Üzerinize Olsun.....

4 yorum:

benide cocukluguma götüren bu yaziniz cok hosuma gitti.
annemin elime tutusturup yol kenarinda tavugu kesecek bir amca beklemeye yollamalari geldi bir an gözümün önüne..

inaniyorum ki bizim cocuklugumuz zamane cocuklarina oranla daha keyifli gecti.belkide gülmenin pirzolaya denk gelmesinden yada cok pirzola yemekten kimbilir;)

selam ve dua ile ...

SILA

Kesinlikle evet,zamane çocuklarından daha keyifli bir çocukluk geçirdik,dostlukların, komşulukların, sevginin, doğanın, oyunların, dünyanın ve hiç bir şeyin sahtesini yaşamadan,geçirilen bir çocukluk, şimdilerdeki çocuklar sanal bir dünyanın esiri, igdenin ne olduğunu bilmiyorlar, akasya agaçlarından habersizler, gelincik şurubunu hiç tatmamışlar, nerde bizim zamanlarımız şehir merkezinde ikamet etsen bile çevremiz bir çok ağaçlarla dolu arsa ve bahçeler vardı, igdeyi zamanı gelince ağacından yerdik, akasya zamanı akasya yemek bir keyifti,dut, ayva ,çitlenbik, incir bunları saymıyorum bile, o ısırgan otları yokmu yol kenarlarında bizleri beklerdi ah bir topları kaçsada gelseler benim yanımada o kısa pantolon giymiş bacaklarını bir kızartsam ve delirtircesine kaşındırsam diye bizlere kuytulardan bakarlardı, o zamanlar bitkilerin bile ruh hali farklıydı, her şeyin doğal olduğu gibi onlarda doğaldı, şimdikiler ağaçların isimlerini bile bilmiyorlar, lüferlerin, palamutların, uskumruların adı tadı bilinmez hepsinin adı balık oldu, o zamanlar hamsiyi bile bilmezdik, şimdi başka balık bilmez, hamsinin kölesi olduk, denizlerin, dostlukların, sevginin bereketi vardı, oyunlarımız bile bereketliydi, akşam olmak bilmezdi, çünkü zaman bereketliydi.
Sıla hanım güzel yorumunuz için teşekkür ederim, Allah Cc sağlık,sıhhat verdiği sürece burda daha çok zamana yolculuk yapacağız.
Allah Cc hazretlerinin Selamı, Bereketi üzerinize olsun.

:)şimdi bende çocukluğuma gittim...Serdar Bey terapist görevi yapıyorsunuz,farkında mısınız:)ve şükür güzel anılarımız canlanıyor sayenizde...şimdi hatırlıyorum da annemi mutfakta tavuk tütsülerken...tavuklar dediğinz gibi hep bütündü...sonralardan çıkmıştı öyle but,göğüs ayrı ayrı almak...soğanlısı yapılırdı bizim evde en çok...ardından tavuk sulu pilav önden tavuksuyuna şehriye:)))
pirzola özeldi..piknikler içindi...
biz de balık da özeldi..balık yemeye Çengelköy'deki tanıdıklara gidilirdi hafta sonu...ya da evde hazırlanıp fırına verilirdi..ne kadar özel zamanlar yaşamışız çocuklukta ve şimdi babamı hatırladım da aslında ne gzüel yaşatmış bizi...birazdan cumalaşmak için arayacağım kendisini ve bundan bahsedeceğim...bakın neye vesile oldunuz şimdi de...güzel hatıraların konuşulmasına baba ve kızı arasında...teşekkür ederim...
saygılar...
nar_ı beyza

Yorum için teşekkürler Nurgül hanım.
Terapist değilde kendi kendime terapi uyguluyorum sayılır, dün geçti bu güne bak derler ama, dünleri düşünmek insanı mutlu ediyorsa, düne arada bir dönerek,hatırlayarak yaşamakta benim için terapi oluyor, bazı şeylerin çoklaşırken aynı anda manevi bereketininde,değerininde o derece azaldığını hissetmek,düşünmek,algılamak hiçde fena bir yöntem değilmiş gibi geliyor, en azından rivayetlerde değilde yaşanmış kendi gerçeklerimizden belki bir kıssadan hisse çıkarmak mümkün olabilir sizlerin katkısı ile.
Babanızada selamlar hürmetler bendeniz gibi babası hakkın rahmetine kavuşmuş birinden.
Aklımdayken şunuda belirteyim serdar veya serdar selçuk tamamen bir sanal kişilik, bir oyun,internetteki bir maske o kişi ile bir alakam yok, ama burası ve istanbuli bir gerçek.
Saygı bizden Hayırlı Günler,Acil şifalar dilerim.

Yorum Gönder